4 Ocak 2009 Pazar

Arıcılıkta Ekip Çalışmasının Önemi

Havaların kapanmasıyla birlikte bir çok arıcı arkadaşımız haftasonlarını değerlendirecek uğraşılar arıyor. Biz de eksiklerimizi tamamlamak için 2 hafta önce tahta malzeme aldık. Bu süreçte, arıcılığı tek başına yapmanın zor olduğunu, birlikten kuvvet doğduğunu daha iyi gördük. Osman Ünal, Mustafa Kabaoğlu ve benim ihtiyacım olan tahtaları ayırdık.

Tahtalar kilo hesabı satılıyor. Hesaplarda bir karışıklık var ama Mustafa abi olaya hakim.

Hesap işleri bittikten sonra bize satın alınan tahtaları arabaya yüklemek kaldı.

Arıcının elinin altında çalışabileceği bir küçük atölye olması çok büyük bir avantaj. Osman Ünal da bu şanslı arıcılardan. Evinin altında mini bir atölyeye sahip.

Yanında planyası da olan yatar daire bir çok işi mükemmel görüyor.

Bu hafta ballıkları ve benim ruşetleri montaja başladık.

Böyle uğraşlar bütün arıcılara zevk veriyor, zamanın nasıl geçtiği anlaşılmıyor.

Montaj yapıldıkça kasaların yığılmaya başlaması, işin sonucu görmek çalışma şevkimizi artırıyor.

Yemek molası. Montaj işini arıcı arkadaşlarımızdan Enver Sarıoğlu'nun evinin altındaki boş dükkanda yapıyoruz. Sağolsun bizi ikramsız bırakmıyor.

Elbirliği ile planladığımızdan daha çok işi bitirdik.

Günün sonunda epey yorulduk ama bitirdiğimiz işleri görünce herkesin keyfi yerine geliyor. 25 kat, 15 ruşet montajı yapmışız. Ruşetlerin kapaklarını ve dip tahtalarını da monte ettik, sadece kapak sacları kaldı.
Bütün bu işlerin yalnız başına olmayacağını, arıcılık ve yan uğraşılarında muhakkak ekip olarak hareket edilmesi gerektiğini bu tecrübe ile daha iyi anlamış olduk.

9 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Murat abı rusetler hayırlı olsun guzel olmus..

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Ya sonradan aklıma geldı ekmeksız ekmeksız ne yıyolar oyle:)

mahmudiyearicilik dedi ki...

Ballıklar ve ruşetler hayırlı olsun.Birlikten kuvvet doğar işler kolaylaşır.Kolay gelsin.


SAYGILAR

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

kovanlarınız hayırlı olsun murat bey

d.m.t dedi ki...

Hocaya bir gün derler ki : Hocam bir sini baklava gidiyor; o da derki bana ne! Ama hocam baklava sizin eve doğru gidiyor? Yahu o zaman size ne der!:)
Doktor bey; ekmeksiz yedikleri yaprak sarmasına benzer! Etlimi boş mu orasını bilmiyoruz; amannn bize ne; yiyene afiyet olsun:)

Murat bey; Hangi yana baksam tahta görüyorum! Durmaksızın kovan yapılıyor!
Sonunda sizde bu kervana katılmışsınız;

Biz gemiydi takaydı uğraşıp duralım; siz filo kuruyorsunuz desenize :) vay bee!

Ama böyle olmaz ki! Tahtası olan var olmayan var dimi!
İlgililere sesleniyorum: “Ben de tahta istiyorum:)"

ALİ TÜRK dedi ki...

Abi beni biliyorsunuz yiyecekler ilgilendirmiyor,ilgilendiğim taraf hurdacıda ağaç kaldımı.Kantardaki tahtaları saydım maşallah 150 taneyi geçik tahta var.Alanlara hayırlı olsun geridekileride düşünün,biz öylemi yapmıştık::))

Murat Çakır dedi ki...

Tahta lazım olan arkadaşlar merak etmesin o tahtaların arkası bitmez. Biz henüz oradayken yeni kutuların sökümü devam ediyordu. Zaten bizim gibi arıcılar dışında yığından geniş tahta ayıran yokmuş, yığını komple tartarak satıyorlarmış. Yani sürekli satılan ve arkası kesilmeyen bişey. Sadece arada yoklayıp, doğru partiyi yakalamak önemli olan.

Enver abinin ikramı geleneksel Karadeniz yemeklerinden, kara lahana sarması.

İlhami Uyar dedi ki...

Murat bey ortaya çıkacak yeni ürünler hayırlı olsun,

Arif UYSAL dedi ki...

Abi yeni kovanların hayırlı olsun. Çok güzel gözüküyorlar buradan .:) Allah iyi günlerde kullanmak nasip eder inşallah.