12 Ekim 2008 Pazar

Taşı Delen Suyun Gücü Değil, Damlaların Sürekliliğiymiş...

Blogumdaki eski yazılarda arıları koyduğumuz yerin, eski dönemlerde bir hafriyat döküm alanı olduğunu, arıları yerleştirirken zemin düzenlemesi yapmaya fırsatım olmadığını yazmıştım. Ağustos ayında ufak tefek uğraştım ama zemin çok sert olduğu için çalışmalarım sonuç vermedi. Yağmurların yağmasıyla birlikte zemin yumuşayınca bana da gün doğdu.



Elarabasıyla gezemeyecek kadar girintili çıkıntılı bir arazi yapısı vardı.



Her hafta yaptığım azar azar çalışmalar sonunda pazar günü çalışmayı bu şekilde sonuçlandırdım. Kışın arıları düzelttiğim bu bölüme taşıyacağım ilerleyen dönemlerde de arıların şimdi bulunduğu yeri düzelteceğim.





Bu kadarcık bir araziyi düzeltebilmiş olmanın bende uyandırdığı sevinç ve keyif, Anadolu'daki bir çok arkadaşımıza abartılı gelebilir. Çünkü onlar bahçe işlerinde belki hergün bunun 3-5 kat fazlasını yapıyorlardır. Fakat biz sürekli büroda, fiziksel olarak pasif durumda çalışmaya ve büyükşehrin önümüze herşeyi hazır getiren konforuna alıştığımız için, kazma kürek işlerinde oldukça zorlanıyoruz.







Toprağın altında tepe gibi görünen yerleri eşeleyince altından büyük asfalt parçaları çıkıyor, beni en çok zorlayan o parçaları yerinden çıkarmak oldu.



Her hafta yaptığım yarım saatlik çalışmalarla bu sonuca ulaştım. Fiziksel olarak birgün sabahtan akşama kadar kazma kürek çalışabilecek eforum yok. Ama hedefi iyi koyunca, ve sürekli azar azar da olsa yapınca, sonuca gidilebiliyormuş. Bu sonuca da tahminimden erken ulaştım üstelik.

9 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Murat abi bir arazi düzeltme safarisi düzenleseydin bir günde biterdi valla:))Birazda yayılmacı politika kokusu aldım yapılan işten hadi hayırlısı

kadıoğlu dedi ki...

evet murat abi hadi hayırlisi mekan güzelleşti muhteşem abinin dediği gibi yayılma polikası bana çok şeyi hatırlattı bir iki arıyla başlayıp kovan sayısının gün geçtikçe artması artık yeni yer'e geçince arka planda yeni arılık oluşması allah kovan sayını artırsın vede yardımcın olsun.

ALİ ŞEKERLİ dedi ki...

Şefim arıları çoğaltacaksan sana sepet arı bulalım.

Büyükdereli Ayhan dedi ki...

Murat abi , bir işe başlamak ,bitirmek demektir. Yer açıldığına göre koloni sayısını arttırmak farz oldu. Selamlar

Ballı Baba dedi ki...

Murat abi; Seninde yazdığın gibi "TAŞI DELEN SUYUN KUVVETİ DEĞİL DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİDİR" bu söz bir Hint duvar yazısıdır, benimde çok sevdiğim bir söz. Senin az az yaptığın çalışmanın netiçesi tamda buna uygun oldu. Bir kaç gün sonra oa kazıdığın yerler yemyeşil olunca bir fotoğrafını yayınlarsın değilmi?

d.m.t dedi ki...

Hadi canım; günlerdir şu kadarcık yeri yapmakla mı uğraştınız?
Hiç gözüm tutmadı;
desem de inanmayın. İçinde moloz olan toprakla uğraşmak çok kötüdür, bir tür toprak kirliliği! Bakıyorum da siz ormanda tarla açmaya başlamışsınız! Şaka bir yana dikkat edin toprak orman sınırlarına dahil olmasın. Bizim tarlaların birisine de bayramın 3. günü ormancılar gelmiş gövde gösterisi yapmışlar. Ki ben; bizim tarlalara ağaç eke eke orman haline getirdim, sanırım suçumuz bu olsa gerek? Bakalım müsait bir zamanda orman işletmeye gidip bir çaylarını içelim, dertleri neymiş öğrenelim.
Aman sizde dikkatli olun!

HB dedi ki...

Ormancının yerine olmak isteyen var mı? Düşünsene Demet dikilmiş karşına... Vay aman vay...

Ali Şekerli abi, sepet olmadan arı çoğalmaz mı?

Yanlız su bu kadar damlarsa bırak taşı delmeyi, iz bile yapmaz...

Gürbüzarıcılık dedi ki...

Selamlar
Hayırlı olsun pek güzel olmuş.
Az daha büyük alan düzelt ki bizlerde arılarımızı İstanbul’a getirmek istersek komşunuz olmak isteriz.
Saygılarımla

muratakın dedi ki...

MuratBey:
Arı koyacak yerler tamam.
Bu heyacanla işe devam ederseniz yer daha geniş olur, sonra düşünmeye başlarsınız biraz soğan, maydanoz, domates derken hafta sonu tatiline gidince organik gıdalar içinde yer açarsınız.

Saygılar.