18 Ekim 2008 Cumartesi

Evde Şerbet Yapmanın Zorlukları

Büyükşehir arıcılığının en sıkıntılı taraflarından birisi, arıcılıkla ilgili bazı çalışmaları evde yapmak zorunda kalmamız. Baraka, depo türü yerler olmayınca, arılara verilecek şerbeti evin mutfağında yapmak zorunda kalıyoruz. Bunun oluşturacağı sıkıntılar herkesin malumu.



Çuval ile toptan şeker alıp bunu evde saklama imkanı yok. O yüzden her hafta ihtiyaç kadar şekeri marketten alıyorum. Marketler arasındaki rekabet yüzünden bu tür temel gıda maddeleri toptan fiyatına yakın satılıyor. Ben şekeri kilosu 2.18 ytl den aldım.



Arıcılığa ilk başladığım yıllarda ve daha sonraları da başka arıcı arkadaşların yaptığı bir yanlışı zamanla farkettim. 1/1 şerbet hazırlanırken, şerbet hazırlanacak kabın yarısına kadar şeker dolduruluyor ve daha sonra kap ağzına kadar su ile tamamlanıyor. Basit mantık ile bu yöntemle 1/1 oranında şerbet hazırlanmış gibi gözükse de, su oranı oldukça fazla oluyor. Ben şerbeti stok amacıyla 2 şeker 1 su şeklinde hazırladım. Daha önceki denemelerimde 5 lt pet şişeye 4 kg şeker koyunca bu oranı yakaladım. 2/1 şerbet hazırlandığında, şeker konulan kabı doldurdu dolduracak gibi oluyor.



Elektrikli ısıtıcıda ısıtılmış suyu şekerin üzerine koyduktan sonra, kapaklar kapatılıyor ve her şişe 5 dakika kadar çalkalanınca şeker büyük oranda eriyip şerbete dönüşüyor.



Tabi mutfakta yaptığım çalışmayı özellikle hanımın evde olmadığı zamanlara denk getiriyorum. :) Çıkabilecek problemleri bir çok arkadaşımız tahmin ediyordur. İşim bittikten sonra yere şeker dökülmüş olduğunu farkettim, kendimce yerleri sildim, mutfağı bulduğum gibi bıraktım. Ama hanım eve gelip mutfağa girer girmez, ilk sorusu yine şerbet mi yaptın oldu.



Şerbeti arılıkta yapamamanın bir başka psikolojik yönü daha var. Bu konuda kendimi ciddi bir baskı altında hissediyorum. Artık şerbeti üçüncü kattan arabaya indirirken, komşular içinde ne olduğunu görmesin diye siyah poşetlere koyuyorum. Çünkü açıkta şerbet götürünce çok manalı bakışlar oluyor, bal alan bir komşumuzun sen de mi şeker veriyorsun sorusuna muhatap oldum. Dilim döndüğünce olayın mantığını anlattım, bu mevsimde bal üretimi yok arıların kışlık ihtiyacı için veriyoruz dedim. Fakat bakışından kafasındaki soru işaretlerinin hepsinin kalkmadığı belliydi.

8 yorum:

salih arıcı dedi ki...

abi yaptıkların güzel ,birde şu hanımlar bu arıcıları anlasa ,saygılar.

mahmudiyearicilik dedi ki...

Çok güzel bir konuya değinmişsiniz Yapılan şurubu götürürken sizden bal almış olan komşuların durumu. Ne kadar anlatsanız da zor bakışları bile rahatsız ediyor.

SELAMLAR

Hayati İnal dedi ki...

Takma kafana.Şeker vermeden balmı üretiliyor.Ben 75 arıdan 200 kg bal aldım.Bunun yorumunu vatandaş yapsın.Peki arı ne yedi dersen 350 kg şeker yedi.200 kg bal verdi.Bal hiç kristallenmiyor ve harika.Yalnız şekeri Bal mevsimi girmeden kesiyorum.

HB dedi ki...

Hayati bey;

Siz bari yapmayın...

""Bal hiç kristallenmiyor ve harika.""

Bu doğru bir ifade mi?

ALİ TÜRK dedi ki...

Ben işin evde şurup yapmada çıkabilecek problemlerine takıldım.Aslında hiçte promlem değil.

İkici takıldığım yer ise yoruların birinde şekersiz bal olmaz.Şekerle bal yapanlar tonlarca şeker verir bu bir.İkincisi yorumu atan kişinin 70-80 kovanı var öyle 200-300 kilo şeker vererek onu stoklaması zor.Eğer bal gelmiş olsaydı o teşvige arılar coşardı.Anladığım kurak bir mevsim olmuş,senin verdiğin şeker şurubuda arıların dişinin kovuğuna yetmemiştir.

Arılarımızı stokları iyi degilse mutlaka beslemeliyiz.Bakın trakya donüşü kovan başı 1 kilo kek verdim bu beslemek için degildi yavru atmaları içindi.Zaten stok tamamlama ve beslemelrde son noktayı koymak yarım kilo bir kiloyla yapılmaz.Mehmet Yüksel ne yaptı.Arısına yaklaşık 7,5 kilo kek verdi bu arada arıları yavruya devam etti.Eylül ayında ne yaptı kovanın bal stoğunu tamamladı,kovana kaç kilo bal gerekli 20 kilo civarı.5 şer kilolar halinde kovanın ihtiyacına göre 15-20 litre şurup verdi.Kovandaki stoklar tamamlandı ve bu stoklar nisana kadar her sene yetiyor dedi hemde artık hiç bir şey vermeye gerek kalmadan.

Biz daha ne yaptıgımızı anlayan arıcılar degiliz.Hata üstüne hatalara devam ediyoruz.Yurt dışında salkıma hazırlanan arıya kek veren yok.Zaten bizim her işmiz bir garip.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Murat abi o yer silen el kime ait anlayamadım yoksa :)))

UĞUR KIRAN dedi ki...

Murat abi,bende yaklaşık olarak aynı fiyata alıyorum şekeri ve ev ortamında olmasada bahcede yine hemen hemen aynı sıkıntıları bende yaşıyorum.Güğümle su kaynat, kovaya eşit hacimde şeker ve suyu koy karıştır derken ölçü kabından tut karıştırdıgım kaba ve ayrıca dökerken kullandığım kaba kadar hepsi yapış yapış.
Bazen düşünüyorum hazır yem dedikleri şuruptanmı alsaydım acaba diye?Bütün bu zahmetlere girmeye değermi diye.
Firmayla görüştüm bana inandırıcı gelmesede yüzlerce binlerce kovanı olan arıcıların invert hazır şurubu alıp kullanıyorlar dedi;Aslında mantıklıda.Neden diyeceksin o kadar arısı olan birine şurup yapmak oldukça zor bir iş olsa gerek.

yucelgunduz dedi ki...

Pet şişeye kaynar su dökmek ne kadar sağlıklı? Bir şişeye kaynar suyu kapatıp soğuyana kadar bekleyip içmeyi deneyin bakalım hoşunuza gidecek mi tadı? Bence ısıl işlem sırasında cam yada çelik kullanın. Arılarınızın, sizin ve ürettiğniz balı tüketenlerin sağlığı için.